ALAÇATI HERMAN PANSİYON

Leave a comment

1998 yılında hizmete açılan Herman Pansiyon; dünyanın en iyi rüzgar sörfümerkezlerinden biri olan Alaçatı’da, rüzgar sörfü plajına 500 metre, Alaçatı merkeze 3 km ve İzmir Adnan Menderes havaalanına 90 km mesafede bulunmaktadır.
Pansiyonumuz Alaçatı Marina’nın karşısında olup tüm misafirlerimize evlerindeki konforu yaşatan 11 adet odanın hepsinde duş kabini, kişisel televizyon, klima, deniz manzaralı balkon ve yüksek hızlarda kablosuz internet bağlantısı mevcuttur.Kahvaltı açık büfe olup akşam yemeği isteğe bağlıdır.
Adres: Hacımemiş mah. 8000 sk.No:27 Alaçatı Çeşme-İzmir/TürkiyeTelefon & Faks: 0232 716 62 95E-posta: info@hermanpension.com

SEVEN ROOMS BUTİK OTEL

Leave a comment

Seven Rooms Boutiqe Hotel, Alaçatı’da denize ve sörf merkezlerine en yakın otellerden biridir. Alaçatı’nın en meshur plajı olan Çark Plajı’na 2 km uzaklıkta olmaktadır. İstenildigi taktirde sürat motoru ve özel tekne kiralama hizmeti de verilmektedir.Alaçatı çarsısına sakin ve huzur dolu Alaçatı’nın köy atmosferi içinde yapılan kısa bir yürüyüsle rahatlıkla ulasılabilmektedir.Seven Rooms otopark sorunu olmayan araçlarınızı güvenle bırakabileceginiz bir muhitte bulunur. Hotelimizin huzur dolu muhtesem güzellikteki bahçesinde bulunan havuzunda 6 kisinin oturabilecegi jakuzi bölümü vardır. Hotelimizin ev sahipleri Halil Lider ve esi Nebahat Lider siz değerli konukları yaz – kış ağırlamaktan onur duymaktadır.İstenildigi taktirde sürat motoru ve özel tekne kiralama hizmeti de verilmektedir.Alaçatı çarsısına sakin ve huzur dolu Alaçatı’nın köy atmosferi içinde yapılan kısa bir yürüyüsle rahatlıkla ulasılabilmektedir.Seven Rooms otopark sorunu olmayan araçlarınızı güvenle bırakabileceginiz bir muhitte bulunur. Hotelimizin huzur dolu muhtesem güzellikteki bahçesinde bulunan havuzunda 6 kisinin oturabilecegi jakuzi bölümü vardır.

ODALAR:
Alaçatı odamız , otelimizin üst kısmında yer almaktadır.Odamızda bulunan cumbada havuz ve bahçe manzaramıza karşı kahvenizi yudumlayıp nostaljik bir tatil geçirebilirsiniz. Alaçatı odamızda size özel banyoda yer almaktadır. Kısacası otelimizde unutulmaz bir tatil geçirip, tüm yorgunluğunuzu bu nostaljik ortamda atabilirsiniz.

Çeşme odamızın diğer odalarımızdan farkı daha büyük olması, içerisinde banyo bulunması ve balkonu olmasıdır. Gündüz deniz, kum ve güneşin tadını çıkarırken akşamları odanızda yer alan balkonda Alaçatı’nın eşsiz esintisi eşliğinde kahvenizi yudumlayarak yorgunluğunuzu atabilirsiniz.
Çiftlik odamız , odalarımız içinde en büyüklerden biri olup kendine ait terasında Alaçatı’nın eşsiz esintisi eşliğinde yemeğinizi yiyerek, kahvenizi içebileceğiniz, tatilinize artı bir değer katacak özellikte odamızdır.Ayrıca odamızda yer alan şömine ile kış aylarında, şömine ataşi başında romantik bir tatil geçirebilirsiniz.
Şifne odamızın diğer odalarımızdan farkı daha büyük olması, içerisinde banyo bulunması ve balkonu olmasıdır. Gündüz deniz, kum ve güneşin tadını çıkarırken akşamları odanızda yer alan balkonda Alaçatı’nın eşsiz esintisi eşliğinde kahvenizi yudumlayarak yorgunluğunuzu atabilirsiniz.

Dalyan odamız ismini Çeşme’nin güzide yerleşim birimlerinden biri olan Dalyan’ dan almaktadır.Dalyan odamızda banyo yer almaktadır. Giriş katında bulunan bu odamızda bahçeyle iç içe huzur dolu bir tatil geçirebilirsiniz.
Çark odamız ismini Alaçatı’ nın meşhur plajından almaktadır. Bir double bir single yatak kapasitesine sahip banyolu bu odamızda 3 kişiyi misafir edebileceğimiz özel bir odamızdır.

Ilıca odamız konfor bakımından diğer odalarımızla aynı özellikleri taşımasının yanında cumbası ve cumbasında yer alan divanı ile sizi eskilere götürecek otantik bir ortama sahiptir. Bu cumbada kahvenizi yudumlayarak keyif yapabileceğiniz gibi çocuğunuzu da burada yatırabilirsiniz. SevenRooms Boutique Hotel’ in muhteşem bahçesiyle iç içe olabileceğiniz bu odamızda tatilin tadına varacaksınız.

Tüm odalarımızda klima, telefon, şifreli kasa, kablosuz internet erişimi ve saç kurutma makinesi mevcuttur.
Telefon:+ 90 (232) 716 03 34
+ 90 (232) 716 03 35
Fax:+ 90 (232) 716 03 36
E-mail:info@sevenroomshotel.com
Adres:Hacı Memiş Mahallesi 2070 Sokak No : 5 Alaçatı / İZMİR

Dünyanın Görülmesi Gereken En Güzel 5. Yeri

Leave a comment

Bannf Milli Parkı ( Kanada)

Kanada’nın ilk ulusal parkı unvanına sahip olan Banff, 6641 kilometrekarelik alanının her köşesinde değişik mücevherler barındıran harika bir coğrafya. Ülkenin batısında, güney-kuzey doğrultusunda uzanan Kayalık Dağları (Rocky Mountains) zinciri eteğindeki Waterton, Kootenay, Yoho, Jasper ve Glacier doğal parkları arasında 1500 kilometreyi aşan yürüyüş rotaları ve doğal güzellikleriyle öne çıkıyor Banff.

Karşıdaki dağın silueti olduğu gibi önümdeki suya yansıyor. Yemyeşil orman dokusu ve karlı doruklar ikinci bir dağ görüntüsü oluşturuyor duru suda. Doğal bir ayna karşısındayım sanki. Sabahın ilk saatlerinde inanılmaz bir dinginlik var havada. Seyrettiğim manzaraya o kadar dalmışım ki, sessizliği yırtan bir kürek sesiyle irkiliyorum. Suda bir kuğu gibi süzülen kırmızı kano, dağın göldeki görüntüsünü ikiye ayırırken kendi yansımasını yaratıyor berrak yüzeyde. Elimdeki çayın buharı yüzümü ısıtırken, doğanın ne kadar usta bir ressam olduğunu düşünüyorum.

Kanada’nın ilk ulusal parkı unvanına sahip olan Banff, 6641 kilometrekarelik alanının her köşesinde değişik mücevherler barındıran harika bir coğrafya. Ülkenin batısında, güney-kuzey doğrultusunda uzanan Kayalık Dağları (Rocky Mountains) zinciri eteğindeki Waterton, Kootenay, Yoho, Jasper ve Glacier doğal parkları arasında 1500 kilometreyi aşan yürüyüş rotaları ve doğal güzellikleriyle öne çıkıyor Banff. Zaptedilmesi zor zirveleri, her daim karlı dorukları, heybetli buzulları, her biri doğa harikası buzul gölleri, yükseklere ulaşan sık ormanları, endemik bitkileri ve yaban hayatıyla Nepal’den sonra dünyanın en güzel doğa sporları mekanı olarak tanımlanıyor gezginlerce.

Yerli kabilelerin yüzyıllar boyunca özgürce yaşadığı bu topraklar, beyaz adamın kıtaya ayak basmasıyla birlikte hızla değişime uğramış. Kanada Pasifik Demiryolları’nda çalışan ve altın aramaya gelen iki işçi tarafından 1883 yılında keşfedilmiş Banff coğrafyası. İskoçya’nın Banffshire kasabasından gelen George Stephen ve Donald Smith, altın yerine sıcak su kaynakları bulmuşlar ve kurulan kente doğdukları yerin ismini vermişler. Şehrin merkezinde bulunan kaplıcaların yakınına yapılan Fairmont Banff Oteli, Kanada’yı baştan başa geçen demiryolu hattının konaklama istasyonlarından biri olarak bölgenin gelişmesinde önemli bir rol oynamış. 1885 yılında Ulusal Park ilan edilen bölge, kaşiflerin ve maceraperestlerin istilasına uğramış zamanla. Kayalık Dağları’nın başkenti olarak anılan Banff, Unesco tarafından ‘Dünya Mirası’ olarak koruma altına alınmış durumda bugün. Her mevsim farklı bir güzelliğe bürünen park, dünyanın en popüler kayak ve tırmanış parkuru olarak her yıl dört milyonu aşkın turisti ağırlıyor. Bow nehrinin kenarına kurulan küçük kent merkezi ise, butik otelleri, pansiyonları, farklı ülkelerin damak tadını yansıtan restoranları ve her keseye uygun doğa sporları malzemesi satan dükkanlarıyla günden güne gelişiyor.

Rundle (2949 m), Tunnel (1692 m), Norquay (2522 m) ve Sulphur dağlarıyla kuşatılmış kent merkezine yerleşip, turizm bürosundan gerekli bilgileri alıyoruz vakit kaybetmeden. Bow nehri kıyısındaki yürüyüş rotasını takip ediyoruz öncelikle. Bisiklet, koşu, paten gibi çeşitli spor aktiviteleri yapanlar doldurmuş her yanı. Nehrin küçük bir şelaleye dönüştüğü noktadan çığlıklar duyuyorum. Seslerin, suyun debisinin kuvvetlendiği bölümde rafting yapanların adrenalin dolu bağırışları olduğunu anlıyorum az sonra. Nehrin kenarından başlayan orman dokusu içinde şato benzeri eski bir bina yükseliyor. Bir asırdır turistlere hizmet veren Fairmont Oteli, oksitlenen yeşil çatısıyla ağaçların arasına doğanın kucağına yerleşmiş. Otelin biraz ilerisindeki kaplıcaların açık havadaki havuzlarında dinlenme molası veriyoruz. Sıcak sulardan yükselen buğunun içinden bakınca, Sulphur dağına tırmanan teleferikler sisler ardındaki hayaletlere benziyor. Az sonra 2281 metre yükseklikten Banff’i seyretmek üzere teleferiklerden birine biniyoruz. Zirveye vardığımızda ısı farkı hatırı sayılır derecede hissediliyor. Bulutların sarmaladığı dağların gölgesi kent merkezini griye boyarken, kar taneleri atıştırmaya başlıyor.

Ertesi gün şehrin merkezinden gökyüzüne doğru yükselen Tunnel dağına yürüyüş yapıyoruz. Ağaçlar arasındaki patikayı izlerken geyikler çıkıyor yolumuza. Bu coğrafyada yabanıl hayatla insanlar arasındaki ilişki, birbirlerinin yaşam alanlarına müdahale etmemeye dayanıyor. Patikanın sona erdiği tepeden, kent merkezini başka bir açıdan seyrediyoruz bu kez. Yağmurlardan sonra suları kahverengiye dönüşen Bow nehri, dönemeçler yaparak deli deli akıyor. Irmağın ikiye böldüğü şehir, iki katlı ve bahçeli ahşap evlerle kaplanmış. Yerleşimin hemen dışında masmavi sularıyla göller başlıyor. Öğleden sonra ormanlar ve dağlar tarafından kucaklanmış kocaman mavi boncuklara benzeyen göllere ayırıyoruz zamanımızı. Üç bölüme ayrılan Vermilion Gölü kısa bir yürüyüş mesafesinde. Sularının rengi çevresindeki ağaçların yeşiline karışan Johnson, aynı zamanda bir kamp alanı olan Two Jack ve yerli dilinde ‘Ruhların Suyu’ anlamına gelen Minnewanka göllerini dolaşıyoruz hayranlıkla.

Bir sonraki gün Banff ile Lake Louise arasındaki otobana paralel uzanan Bow Vadisi Yolu’ndayız. Yaklaşık 60 kilometrelik güzergah boyunca arabayla ağır ağır ilerlerken, doğanın sunduğu hiçbir ayrıntıyı kaçırmamaya çalışıyoruz. Bourgeau, Twin, Arnica ve Vista gölleri, Silverton şelalesi, Johnston kanyonu gibi kısa yürüyüşlerle ulaşılan sayısız güzellikler şaşkına çeviriyor beni. Özellikle yüksek duvarlarla çevrili Johnston kanyonu içindeki birbirinden muhteşem şelaleler görülmeye değer. Akşam Castle dağı eteğindeki orman dokusu içinde kaybolmuş sevimli bir otele yerleşiyoruz. Görüntüsüyle insanda hem hayranlık, hem de ürküntü duyguları uyandıran Castle dağının göğe doğru uzanan sivri kaya kuleleri, akşam alacasında kırmızıya boyanıyor.

Sabah güneşinin ilk ışıkları dağları aydınlatırken, Kayalık Dağları’nın nadide çiçeği Louise gölünün kıyısına geliyoruz. Göl henüz uyanmamış, sonsuz bir sessizlik içerisinde dinleniyor. Kıyısındaki Fairmont Chateau otelinin aksi suyun yüzüne yansımış. Birazdan doğa uyanacak, gölün çevresindeki yürüyüş yolları insanlarla şenlenirken, kıpırtısız sularında kanolar süzülecek. Yerli dilindeki adı ‘küçük balıklar gölü’ olan Louise, Banff ulusal parkının en çok ziyaret edilen köşelerinden biri. 1730 metre yükseklikteki gölün etrafı yürüyüş güzergahlarıyla dolu. Havaların ısınmasıyla birlikte yukarıdaki Agnes ve Mirror göllerine uzanan patikalarda yürüyüşçülerin neşeli sesleri yankılanmaya başlıyor.

Louise gölü yakınlarındaki bir başka mücevher ise Moraine gölü. On sivri doruklu dağ zinciriyle kuşatılan bu buzul gölü, soluk yeşil görüntüsüyle büyülüyor beni. Yüksek tepelerdeki bir başka güzelliğe, Consolation gölüne çeviriyoruz rotamızı. Yükseldikçe toprak patika karlarla kaplanıyor. Kar diz boyuna yükseldiğinde, omuzlarına aldıkları çocuklarıyla yürüyen Kanadalı bir çifte rastlıyoruz. Ben soğuktan ürperirken, kırmızı yanaklı çocuklar neşe içinde eğleniyorlar. İçinde ağaç kütükleri yüzen gölün varlığı içimi ısıtıyor neyse ki. Ülkenin iklimi genelde soğuk olduğundan, küçük yaştan itibaren her türlü hava koşulunda yapılabilecek doğa sporlarına aşina yetiştiriyorlar çocukları.

Louise gölünün çevresindeki tüm bu güzellikleri bir arada görebilmek için, Whitehorn dağına çıkan teleferiğe doğru yöneliyoruz. 2088 metredeki platformdan Victoria buzulu ve tüm gölleri kapsayan eşsiz bir panoramayı seyretmeyi düşlerken, yolun kapalı olduğunu öğreniyoruz hayal kırıklığıyla. Louise gölünden başlayıp Jasper kentine kadar uzanan Icefield yolu, dünyanın en güzel manzaralı araç rotası olarak tanımlanıyor. Banff ve Jasper doğal parkları sınırları içinde kalan 230 kilometrelik asfalt yol, dağlardan buzullara, göllere, şelalelere uzanan ve bağrında inanılmaz bir yaban hayatı çeşitliliğini saklayan muhteşem bir rota. Buzul göllerinin bir kısmı yol kenarına, bir kısmıysa kısa yürüyüşlerle ulaşılan orman içlerine yayılmış. Hector ve Herbert gölleri birer ayna gibi yansıtıyor bembeyaz dağların suretini. Bow gölünün içinde ise hala buzlar yüzüyor.

Parkın en popüler göllerinden biri olan Peyto’dayız ertesi gün. Göl, gün içerisinde turkuazdan maviye, yeşilden laciverte doğru değişen renklerdeki elbiselerini giyip gösteriş yapıyor konuklarına. Bu doğa harikasının yanından ayrılamıyoruz uzunca bir süre. Tekrar yola koyulduğumuzda, coğrafi ve biyolojik çeşitlilik devam ediyor. Mistaya gölü ve kanyonunun ardından tabelaların yönlendirdiği yürüyüş güzergahları sıralanıyor. Kanolarını araçlarının üzerine bağlamış karavanlar geçiyor yanımızdan yol boyu. Park etmiş arabalara rastladığımızda ise hemen fotoğraf makinelerimize sarılıyoruz. Orman içinden asvalta kadar inen bir yaban hayvanının işareti bu çünkü. Kimi zaman yavrularıyla dolaşıp yiyecek arayan bir ayı, kimi zamansa ürkek adımlarıyla karşıya geçmeye çalışan bir geyik sürüsü olabilir karşımıza çıkan. Mistaya nehrinin Saskatchewan ırmağına katıldığı noktadan sonra doğa eteğindeki sürprizleri döküyor yeniden önümüze: Glacier gölü, Bridal Veil, Panther ve Nigel şelaleleri, Athabasca buzulu ve Sunwapta geçidi. Ardından Jasper doğal parkının sınırları içerisinde kalan heybetli Colombia buzuluna ulaşıyoruz. Kayalık Dağları’nın bu en büyük buzul alanı üzerinde yürüyoruz bir süre. Buz kristallerinin ayaklarımın altında ezilirken çıkardığı sesleri dinleyip, küresel ısınmayla her yıl bir parça eriyen Colombia buzulunun daha ne kadar dayanacağını düşünüyorum hüzünle.

Yeşilin coşkusuyla başladığımız geziyi beyazın büyülü güzelliğiyle sonlandırıyoruz. Kanada’nın bir doğal parkın içine kurulmuş tek şehrinden, Kayalık Dağları’nın incisi Banff’ten ayrılırken, doğanın huzur dolu sessizliği bir kez daha yüreklerimizi sarıyor.

Kanadaya 400 € civarı gidiş dönüş bilet bulabilirsiniz.

Bodrum Plajları2

Leave a comment


Kumsallar bakımından zengin bir bölge olan Bodrum her yıl yerli yabancı bir çok turisti buraya topluyor. Aşağıda tanıtımlarını yapacağım plajlara otobüslerle kolayca ulaşabilirsiniz

– BİTEZ Plajı: Gümbet’in tepesinden başlıyor. Köy deniz kenarından 2km kadar içeride bulunuyor. Gümbet’e göre daha sakin ama bir çok kafe ve restorantı var. Rüzgar sörfü ve diğer su sporları oldukça uygun özelliklere sahip. Çevresi korunaklı ve suyu sığdır.

– ORTAKENT Kumsalı: bölge Bodrum yarımadasnın merkezinde bulunuyor. Kumsal ortakent köyünün güneyinde bulunuyor. Dolmuşla rahatlıkla ulaşma imkanınız var.
bu sahildede su sporları yapılabilir ve çok sayıda konaklama yer ve yeme içme işletmeleri var. Yüzmek için tam anlamıyla tavsiye edilecek bir yer.

– TURGUTREİS kumsalı: Kentin özelliklerini içinde barındıran bölgedeki önemli yerleşimlerden biri. Ama diğer kumsallar gibi su sporları yapılamıyor.
Cumartesileri pazar kuruluyor.

– Gümüşlük köyü tam bir köy havasında ve ziyaret edilmesi gerek yerlerden. Doğal güzelliğinin hala korunuyor olması köyün altında bulunan Myndos antic kentinin koruma alanı içinde bulunması. şnorkel dalışı ile bir kısmı su altında bulunan Myndos’ u izleyebilirsiniz.

– Bölgede “Tavşan Adası” denilen minik bir ada vardır ve suyun içinden geçerek kolayca gidebilirsiniz. Burada yaşayan yerliler tavşan besleyip daha sonar pazarlarda satmaktadır. köyün batı tarafında güneşlenmek için ideal bir kumsal ve balık lokantaları bulunuyor.

– BAĞLA şehrin gürültüsünden uzak sakin bir fırsat sunuyor ziyaretçilerine. Kumsal evi harika bir sahil restorantı. Güzel Türk yemekleri sunan restorantı dışında kendisiyle başbaşa kalmak isteyenler için tavsiye edilir.

Foça Genel Özellikleri

Leave a comment

İzmir Türkiye’nin önemli tarihi ve arkeolojik değere sahip. İzmir’in kuzeybatı tarafında 12 İon kenti içinde en önemli olan merkezdir. Homeros’ta adı geçen
mitolojik bir konaklama yeridir. İki sembolü var. “Horoz” ve “Fok Balığı”…Özgün bir ilçe olan bölge, Siren Kayalıkları, Şeytan Hamamı, Taş Ev, Beş Kapılar Kalesi, Dış Kale, Fatih Camii, Kayalar Camii, Hafız Süleyman Camii, sivil mimari yapıları, Foça’nın çevre değerlerini zenginleştiren özellikler arasında yer alıyor.
Yunanistan’dan kaçıp ege sahillerine yerleşen İonların kurdukları önemli merkezlerden biri de Foça’dır. 12 İon birliğine dahil olup, Aiolis bölgesinde bulunuyor. İsmini ‘fok’ lardan alan bölge, önemli liman ve deniz gücüne sahip. Foça himayesinde bulunan deniz filosu, Korsika’da Alain, Pastum yanındaki Velia, Marsilya ve İspanya gibi kentlerde koloniler kurulmuştur. Foça, Pers, Büyük İskender, Cenevizliler, Osmanlı gibi dönemler yaşamıştır. İ.Ö.7. yy’da yükselen Phokaia kenti, denizcikte ilerleme kaydetmiştir. 50 kürekli ve 500 yolcu taşıma özelliğine sahip, Phokaialılar deniz yolculuğuna çıkan ilk Helenlerdir. Adriyatik Etruria, İberia ve Tartessos vb tanıtmışlardır. akdeniz ikliminin hüküm sürdüğü foça’da Kışları yağışlı ve ılık, yazları ise kuraktır.
yazın 26, kışın 22 derecedir.

Çeşme

Leave a comment

İzmir’e bağlı Çeşme ilçesi, ilin batı tarafında yer alıyor. Konum olarak Kuzey yanda Karaburun, Doğuda Urla, batı ve güney tarafında ise Ege Denizi bulunuyor. Yüzölçümü 260 km², deniz seviyedine yüksekliği 5 metredir. 2007 yılı sayımına göre 17.950’si şehirde yaşarken kırsalda yaşayanların sayısı 9.846 olarak hesaplanmıştır. Eğitim konusunda gelişmiş yaklaşık olarak 13 ilköğretim,5 orta öğretim okulu bulunuyor. Sağlık hizmetleri bakımından henüz gelişemye açık 1 devlet hastanesi, 2 sağlık ocağı, 1 sağlık evi var.
Bir çok insanın geçim kaynağı arasında turizm bulunuyor. Ekonomik yapı turizme bağlı olduğu için çok sayıda ziyaretçi toplayan güzelliği mevcut. İç ve turizm bakımından Çeşme Türkiye’nin kayda değer ilçelerinden. Gittikçe bölgeye olan ziyaretler çoğalıyor. Özellikle yaz aylarında daha da canlanan çeşme nüfusunda da çoğalma görülüyor. Antik yerleşimlerden biri olan Erythrai burada bulunuyor. Kültür mirası bakımından kendini gösteriyor. Tarihi kaynaklara göre Ildırı Giritliler tarafından kurulmuştur. M.Ö. 560 tarihinde ise Lidya egemenliğine girmiş. Taş işçiliğinin gelişmiş olduğu kentin surlarından görünüyor. burada yapılan yoğun çalışmalar sonucunda M.Ö. 560 tarihinde Lidya egemenliği ortaya çıkarılmıştır. Türklerin eline geçmesi ise Çaka bey zamanında XI. yy’da gerçekleşmiştir. Osmanlı döneminden kalan önemli eser Çeşme kalesi olmuştur. Kervansaray ve kale Osmanlıya aittir. Çeşme’de yapılan kazılardaki buluntular Çeşme kalesi içinde bulunan müzede sergileniyor. Çevrenin tarihini daha iyi anlayabilmek için tavsiye edilir.

Yozgat Boğazlıyan Club Gökkuşağı Termal Cıty

Leave a comment

Yozgat Boğazlıyan Club Gökkuşağı Termal City Projesi, Yozgat iline bağlı Boğazlayan ilçesinde yer almaktadır. Tesis 203.000m2’lik bir arazi üzerindedir. Club Gökkuşağı Termal City Projesi, Türkiye’nin en büyük ve en kapsamlı termal tesisi projesidir. Club Gökkuşağı Termal City, Yozgat il merkezine 90km. Boğazlıyan ilçe merkezine 4km. dır. Havayolu ulaşımı 80km uzaklıktaki Kayseri havaalanı ile sağlanmaktadır. Tesis aynı zamanda; tarih, kültür, doğa ve inanç turizminde dünyanın gözde merkezlerinden biri olan Kapadokya’ya 70km mesafededir. Proje kapsamında, 50 adet dubleks, 540 adet 1+1, 120 adet 2+1 olmak üzere toplam 710 daire ( 135 blok ), 1 adet beş yıldızlı otel, 2 adet butik otel, hastane, termal tesis, alışveriş merkezi, açık kapalı yüzme havuzları, çok amaçlı spor salonu, aqua park, koru park, hayvanat bahçesi, parklar, otoparklar ve engelliler köyü bulunmaktadır.
Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesine 2km. uzaklık ta ki Bahariye köyü yakınlarında yer alan Cavlak mevkiinde çıkan kaplıca suyu 44-47C sıcaklığa sahiptir. İki ayrı kuyudan saniyede 230lt. su çıkmaktadır. Kuyuların bulunduğu düzlükte bu suların oluşturduğu küçük bir gölet bulunmaktadır. Göletteki suyun sıcaklığı ise 20C civarındadır.
Sağlık Bakanlığı raporlarına göre;Romatizmalı hastalıklar, deri ve cilt hastalıkları, kalp ve kan dolaşımı hastalıkları, solunum yolu hastalıkları, kadın hastalıkları, sindirim sistemi, sinir sistemi, kireçlenmeler ve metabolizma bozuklukları.
Hayatın tüm yorgunluğunu üzerinizden atabileceğiniz bu eşsiz termal tesiste, hem sağlıkla ilgili problemlerinizi giderecek hem de huzurdolu bir tatil yapacaksınız. Günün her saati sıcak olan kaplıca suyu sayesinde, birçok hastalığınız şifa bulacak. Hayellerinizi gerçeğe taşıyacak olan termal tesislerimizden yaz kış faydalanabileceksiniz.
Kaynak :

Older Entries